top of page

Benlik Değeri ve Kişisel Kimlik: Varoluşçu Bir Bakışla İnsan Olmanın Anlamı


İnsan, varoluşçu psikoterapinin kurucusu Irvin Yalom'a göre, anlamlı bir yaşam sürmek için öncelikle benlik değeri ve kişisel kimlik oluşturma problemini çözmelidir.


Benlik değeri, kişinin kendine olan saygısı, değerini ve önemini hissetmesidir. Kişisel kimlik ise kişinin kendini benzersiz ve ayrı bir birey olarak tanımlamasıdır.


Erik Erikson, insan gelişimini sekiz evre olarak tanımlamıştır. Bu evrelerden her biri, kişinin benlik değeri ve kişisel kimliğini geliştirmesi için bir fırsat sunar.


İlk çocukluk döneminde (0-1 yaş), bebek sevgi ve ilgiye ihtiyaç duyar. Bu dönemde çocuğun sevgiyle karşılanmaması, onun benlik değerini olumsuz etkileyebilir.


İlk çocukluk dönemi (2-3 yaş), çocuk "ben" kavramının farkına varır ve bağımsızlaşmaya başlar. Bu dönemde çocuğun kendi kararlarını vermesine izin verilmesi, onun benlik değerini geliştirmesine yardımcı olur.


Oyun çağı (3-6 yaş), çocuk hayal gücünü ve yaratıcılığını keşfeder. Bu dönemde çocuğun özgürce oynamasına izin verilmesi, onun benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olur.


İlkokul çağı (6-12 yaş), çocuk sosyalleşmeye başlar ve toplumsal kurallara uyum sağlamaya çalışır. Bu dönemde çocuğun başarılı olması, onun benlik değerini geliştirmesine yardımcı olur.


Ergenlik (12-20 yaş), genç kişi kimliğini bulmaya çalışır. Bu dönemde genç kişinin farklı kimlikler denemesi ve kendi yolunu bulması, onun kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olur.


Genç yetişkinlik (20-40 yaş), kişi kariyerini kurar ve aile kurar. Bu dönemde kişinin sorumluluklarını üstlenmesi ve hedeflerine ulaşması, onun benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olur.


Orta yetişkinlik (40-60 yaş), kişi kariyerinde ilerler ve toplumda saygın bir yere gelir. Bu dönemde kişinin topluma katkıda bulunması, onun benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olur.


Yaşlılık (60 yaş sonrası), kişi yaşamını geriye dönüp değerlendirir. Bu dönemde kişinin hayatıyla ilgili anlamlı bir bakış açısı geliştirmesi, onun benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olur.


Felsefi ve tasavvufi açıdan bakıldığında, benlik değeri ve kişisel kimlik, insanın varoluşunun temelini oluşturur. Kişi, kendini değerli ve önemli hissetmedikçe, anlamlı bir yaşam sürmesi mümkün değildir.


Tasavvuf, insanın benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirmesine yardımcı olabilecek zengin bir bilgi ve deneyim kaynağıdır.

Tasavvuf, insanın özünü keşfetmesine ve gerçek benliğini bulmasına yardımcı olur.

Tasavvuf öğretilerine göre, insanın gerçek benliği, tüm varlıkların kaynağı olan Tanrı'nın bir parçasıdır. İnsan, bu gerçeği fark ettiğinde, kendini değerli ve önemli hissetmeye başlar.

Tasavvuf, insanın kendini gerçekleştirmesine yardımcı olan bir yoldur. Bu yol üzerinde ilerleyen kişi, benlik değerini ve kişisel kimliğini geliştirir ve anlamlı bir yaşam sürmeyi öğrenir.


Benlik Değerini Geliştirmek için neler yapılabilir;


  • Kendinize değer verin. Kendinizi sevdiğinizi ve kabul ettiğinizi kabul edin.

  • Kendinize hedefler belirleyin ve bu hedeflere ulaşmak için çalışın.

  • Kendinize özgü bir tarz geliştirin.

  • Kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan kaçının.


Kişisel Kimlik Oluşturmak için;


  • Kendinizi tanıyın. Güçlü ve zayıf yönlerinizi, ilgi alanlarınızı ve değerlerinizi belirleyin.

  • Kendinizi deneyimleyin. Yeni şeyler deneyin ve farklı deneyimler yaşayın.

  • Kendinizi başkalarıyla ilişkilendirin. Başkalarıyla olan ilişkileriniz, kimliğinizi şekillendirmede önemli bir rol oynar.


Benlik değeri ve kişisel kimlik, insanın varoluşunun temel sorunlarından ikisidir. Bu sorunları çözmek için, insan kendi varoluşunun temellerini araştırmalı ve kendi yolunu çizmelidir.


Benlik değerini ve kişisel kimliğimizi geliştirmek için, kendimizi tanımaya ve anlamlı bir bakış açısı geliştirmeye çalışmalıyız. Tasavvuf, bu yolda bize yardımcı olabilecek değerli bir kaynaktır.


Deniz F. Saraç | Aile Danışmanı& Manevi Danışman



0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

"Allah (c.c.) Kâdir midir? Değil midir?"

Rivayet edilir ki, bir vakit Seyyid Abdülkadir Geylani hazretleri Bağdat’ın sokaklarında talebeleri ile birlikte yürüdüğü esnada yolun kenarında üstü başı perişan sarhoş biri hazreti durdurur ve der k

Yeryüzünün Üstünde, Gökyüzünün Altında

Uzun zamandır “ne yapmalıyım, nasıl yapmalıyım” diye düşünürken, kendimi bir sabah uzun zamandır yaptığım şeyi, uzun zamandır yaptığım gibi yaparken buldum. Benim gibi okumayı yazmayı öğrenmeden önce

Opmerkingen


bottom of page